• Rvt. Râna Babaç Çelebi

"Türkiye İlaç Stratejisi" Konuşuldu



14 Şubat Perşembe günü Müstakil İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Genel Merkezi'nde düzenlenen ""Türkiye İlaç Sanayi Stratejisi" toplantısında; 2017 yılı rakamlarına göre dünyada 1,10 trilyon dolar pazar hacmine ulaşan ilaç sektörü ve bu resimde sadece 24,26 milyar TL'lik paya sahip olan Türkiye'nin atması gereken adımlar konuşuldu.


MÜSİAD Sağlık Sektörü İlaç Komisyonu Başkanı Ecz. Salih Beşi, Sağlık Bakanlığı Tıbbi İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Dr. Hakkı Gürsöz, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Erdal Cevher, İlaç Sektörü İşverenler Sendikası Öztürk Oran, Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş ve Centurion Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Erfa'nın katılımları ile gerçekleşen toplantıda; Türkiye'de ilaç sektörünün gelişebilmesi için, devletin de desteği ile Ar-Ge yatırımlarının artması gerektiğinin ve özellikle dünyada hızla büyümekte olan biyoteknoloji alanda ülkemizin hızlıca katetmesi gereken yolun altının çizilmesi de oldukça yerindeydi.


Sağlık Bakanlığı TİTCK Başkanı Dr.Hakkı Gürsöz yaptığı sunumda "Türkiye ilaç stratejisini" adım adım anlatırken; önce yabancı şirketleri yerlileştirdiğimizden - yani Türkiye'de üretim yapmaya teşvik ettiğimizden - sonra yerli firmaların fason üretimini desteklediğimizden şimdi geldiğimiz noktada ise kendi lisanslı ilaçlarımızı üretebilmek için yeri ilaç şirketlerine verilen teşviklerden, bir sonraki adımın ise yerli ve lisanslı ilaçların dünya pazarına açılması çalışmaları olduğundan bahsetti.


Aynı oturum sırasında mevcut ilaç stratejimizin çalışabilmesi için ve özellikle de lisanslı ilaç üretebilmemiz Türkiye için; AR-GE/inovasyon yatırımlarının arttırılması, dolayısıyla yerli kalifiye insan kaynağı yetiştirilmesinin önemi ve üniversitelerle yapılan işbirliklerinin bu süreçteki rolünden bahsedildi.


Bir yandan, bugün maalesef çok da parlak bir noktada olmayan Türkiye ekonomisi kafaları kurcalarken, bir diğer yandan böyle toplantılarda dünyanın 12. en büyük biyoteknoloji şirketine sahip olduğumuzu duymak. Ürünlerinin bütün dünyada satılıyor olduğunu bilmek ve bu insanların tüm işlerinin yanında, Tuzla'da bir biyoteknoloji üssü kurmak gibi projeler için çalıştığından haberdar olmak insana gerçekten umut veriyor.


BİYOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş, Türk ekonomisinin dünyayla rekabet edebilecek üretim kurgularına yöneldiğini ifade ederek, ekonomiyi kalkındırmak için katma değeri yüksek ihracatın hayati önemde olduğunu söyledi.


Türkiye'nin ihracat kilogram fiyat ortalamasının 1,28 doların biraz üzerinde olduğunu anlatan Varlıbaş, "Gelişmiş ülkelerde ihracat ortalama kilogram fiyatı 5 doların üzerinde. Ancak ülke olarak bizim şöyle bir ürünümüz de var bugün; kilogramı 675 bin dolara ihraç ediliyor. Bu ürün VSY Biotechnology'nin tasarladığı, geliştirdiği ve ürettiği bir ürün." dedi.


Türkiye'nin biyoteknoloji alanında dünyada 47. sırada olduğunu aktaran Varlıbaş, herhangi bir ülke, herhangi bir endüstride yüzde 20 standart Ar-Ge yaparsa; o sektörün, endüstrinin gelişimi 5 sene içinde yüzde 62 artar. Yani biz biraz çalışırsak bu açığı kapatırız. Bilgi yoğunluğu arttıkça maliyetler düşüyor, katma değer artıyor." şeklinde konuştu.


Ben bu toplantıda Biyosad Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ercan Varlıbaş ve Centurion Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Erfa gibi iki iş insanının Türkiye'de ilaç sektörüne ilişkin veriye dayalı gelişim önerilerini dinleme ve büyük bir açık yüreklilikle paylaştıkları bireysel/kurumsal deneyimlerden öğrenme fırsatı bulduğum için çok mutluyum.


Son olarak yine aynı toplantıda şu sıralarda oldukça gündemde olan kenevir bitkisinin ilaç sanayiinde kullanım potansiyeline de vurgu yapıldı.


Özellikle açılış konuşmaları sırasında Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan'ın, Türk keneviri üretimi üzerinde uzun zamandır çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "MÜSİAD olarak bizler, kenevir yerine yerli tohumlarımızdan ıslah edilen 'Türk keneviri' üretimi yapılmalı, Türk keneviri tescillenmelidir diyoruz." demesi kenevirin (cannabis sativa) Türkiye ilaç stratejisi açısından da önemine dikkat çekti.



natura medica
Türkiye'nin İlk Tıbbi & Aromatik Bitkiler Kütüphanesi
© 2020 Bütün hakları saklıdır.
Yönetim Yeri
Yeşilce Mah. Emirşah Sok. No:21 
4.Levent Sanayi Kağıthane İstanbul