SABUNCUOĞLU ŞEREFEDDİN ALİ BİN İLYAS 

Fatih Sultan Mehmet ve II. Bayezid dönemlerinde hekimlik yapan ve tam adı Serefeddin b. Ali bin Hacı İlyas Sabuncuoğlu olan Hekim Sabuncuoğlu Şerefeddin,1387 - 1468 yılları arasında Amasya’da yaşamış ünlü bir Türk hekimidir.

Amasya’da "Sabuncuoğlu" adı verilen bir mahalle ile ölümsüzleşen ünlü Osmanlı hekiminin dedesi de Çelebi Sultan Mehmet’in başhekimliğini yapmıştır. Dedesi dışında babası ve başka akrabaları arasında da hekimlik mesleğini benimsemiş aile üyeleri bulunur.

Amasya Dârüşşifâsı’nda muhtemelen Burhâneddin Ahmed en-Nahcuvânî’den eğitim gören ve burada 14 yıl hekimlik ve başhekimlik görevlerinde bulunduktan sonra Candaroğlu İsfendiyar Bey zamanında (1385-1440) bir süre Kastamonu’da sanatını icra eden Sabuncuoğlu; hayati tehlikelere sebebiyet vermesi nedeniyle zamanın hekimlerinin birçoğu cerrahi yöntemlerin aksine ilaç tedavisi kullanmayı tercih ederken, özellikle cerrahi ile ilgilenmiştir.

Tıpta deneye önem veren Sabuncuoğlu, bu önemi yazdığı Mücerrebname (Deney Kitabı) ile kanıtlar. Bu eser, tıp tarihinde bir hekimin kendi icat ettiği ilaç ve tedavi yöntemlerini anlattığı ilk monografi olarak önemli bir yere sahip olmakla beraber  yılan zehrine karşı bulduğu ve önce horozlar üzerinde daha sonra kendisi üzerinde denediği ilacın deney sonuçlarını da içerir. Bu deneyde önce bir panzehir içer ve kendisini bir yılana ısırttırır. Deney sonucunda ise hiçbir fizyolojik tepki göstermediğini belirtir. Bu yapıtının başında ayrıca tıp müfredatına ilişkin bir cetvel de yer alır.

Terceme-i Akrabazîn, çeşitli ilaçların hazırlanışı, kullanım yerleri ve şekilleri ile ilgili bir eserdir. Bunlar 1. Tiryaklar 2. Macunlar 3. Müshiller 4. Merhemler 5. Kabızlık yapanlar 6. Fitiller 7. Şerbetler ve gargaralar 8. Göz ilaçları 9. Kurslar (Haplar) 10. Cerahat kurutucular 11. Merhemler ve yağlar 12. Lavman yapılan ilaçlar 13. Müshiller ve kusturucular 14. Burun kanaması durdurucular 15. Haplar 16. Boğaz, dil ve diş ilaçları 17. Enfiyelerdir.

Son olarak Sabuncuoğlu'nun tıp tarihinde ilk defa cerrahî müdahaleleri minyatürlerle gösteren ve sade bir Türkçe ile kaleme alınmış olan Cerrahiyyetü’l-Haniyye eseri 1465 yılında ve yaklaşık 60 yıllık bir tecrübenin sonucunda ortaya koymuştur. “Cerrâhiyyetü’lİlhâniyye” olarak da anılmaktadır. Sabuncuoğlu bu eserde Endülüslü Hekim Ebu’l-Kâsım el-Zehravî’nin ünlü eseri “et-Tasrif”’i tercüme etmiş ve çalışmasına kendi çizim ve minyatürlerini de ekleyerek zenginleştirmiştir. Çizim ve minyatürlerle dönemin cerrahi yöntemlerini ve kullanılan aletleri gözler önüne seren bu çalışma, Türk bilim tarihinde bir ilk olma özelliğini de taşır.

Eserlerini Türkçe yazmış olması ve Amasya’da yaşamış olması onun Osmanlı’da yeterince tanınamamasına yol açmıştır. Kendisi, eserlerinde Türkçe’yi kullanmasını o devirdeki Rum kavimlerinin çoğunlukla Türk dilini kullanmasına bağlar. Dönemin cerrahlarının çoğunun okuma yazma bilmediğini, bilenlerin ise Türkçe kitap okuduğunu belirten Sabuncuoğlu, yazdığı Türkçe kitaplar sayesinde hekimlerin işin aslını öğrenip hatalardan kurtulabileceklerini ifade eder.

 

Cerrahi müdahalelerinin görsel tasviri, deneysel çalışmaları ve etkili tedavileri onun, döneminin en önemli hekimlerinden biri haline getirmiştir.

REFERANSLAR

"Sabuncuoğlu (Şerafeddin Ali Bin İlyas)." Büyük Larousse. Cilt 19. İstanbul: Milliyet, sf 10029. Print.

A. Haydar Bayat, “Cerrahiyetü’l-İlhaniyye”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, (İstanbul: TDV Yayınları, 1993), 7:420

Sarı, Mehmet. "Sabuncuoğlu Şerefeddin." Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, Cilt. 35. , 2008. sf 358. Print.

natura medica
Türkiye'nin İlk Tıbbi & Aromatik Bitkiler Kütüphanesi
© 2020 Bütün hakları saklıdır.
Yönetim Yeri
Yeşilce Mah. Emirşah Sok. No:21 
4.Levent Sanayi Kağıthane İstanbul